İki Dünya Arasında

http://www.youtube.com/watch?v=AJjyHBNe3zk

Benim için oldukça uzun bir aradan sonra yeni bir heyecan vesilesi bu dizi… Kaderin ince motiflerinin karşıma çıkardığı bu projeye takriben iki ay kadar önce Bismillah dedik ekip olarak… Oyuncuların müdahalesinin olmadığı uzun ve yorucu bir hazırlık dönemi oldu dizi için… Öncelikle uygun mekan bulundu ve bu mekan neredeyse baştan aşağı yenilendi, düzenlendi, çekim yapmaya uygun hale getirildi… Bunun için dizinin sanat ekibine özel bir alkış gerekiyor açıkçası…

Ve elbette dizinin hikayesi, senaryosu, yazımı, çizimi her şeyden önemli oluyor… Bunun içinde “kafa patlatan” senaryo ekibinin emeklerinin karşılıklarını almalarına az bir süre kaldı…

Gelelim, benim dizideki rolüme…

İki Dünya Arasında, hayatın içinden bir hikaye… Ne çok uzak bizim yaşadığımız hayattan ne de mitolojik kahramanlar dolaşıyor sokaklarda… Metafizik gerilim de görmedim şu ana kadar! İşte bu hikayenin iki kahramanı, iki sağlam dost, iki yol arkadaşı; Selim ve Ahmet… Biri yaşatmak için yaşayan bir öğretmen diğeri günahkara değil günaha tavır almış bir imam… İkisinin de ortak özelliği “Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olandır.” ölçüsünü kendilerine pusula edinmeleri bence…

Mahallenin imamı Ahmet Hoca’yı ben canlandırıyorum… Ahmet Hoca ve eşi Nisan’ın mutlu bir yuvaları var ve bir de şirin kızları; Zeynep. Yakında bir de oğulları olacak ve bunun heyecanını yaşıyorlar ama bu heyecan onlar için büyük bir imtihana dönüşüyor… İki karar arasında kalıyorlar…

Selim uzun yıllar sonra yurda dönüyor ve hizmetine burada devam ediyor ama elbette rahat bir hayat beklemiyor onu burada… Çünkü Selim gibiler rahatı hizmet çilesinde buluyorlar… Annesinin kendisi için uygun eş adayı olarak seçtiği Aslı bir yanda, bir öğrencisini kurtarmak için yollarının kesiştiği Sahra diğer yanda… Selim de iki insan arasında kalıveriyor…

Osman Amca mahallenin otoritesi, Bahri Amca geçimsizi, Şükran Teyze kermes organizatörü…

İyiler var, kötüler var… Mutluluklar ve hüzünler…

İki Dünya Arasında pek çok oldukça ve hatta biraz yakında Samanyolu’nda…

Share